Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
18631tumblerhacıyatmaz
18632levy, lien, sequestrationhaciz
18633lien notificationhaciz ihbarnamesi
18634lien minutehaciz tutanağı
18635crusadehaçlı seferi
18636extenthad
18637rollhadde
18638presuminghaddini aşan
18639Come on!Hadi!
18640emasculationhadım etme
18641to castratehadım etmek
18642hadith, the prophet Muhammad's sayings/deedshadis
18643lighthafif
18644to simmerhafif ateşte pişirmek
18645light railwayhafif demiryolu
18646chaise, shayhafif gezinti arabası
18647to wafthafif hafif hareket etmek
18648wafthafif koku
18649jigglehafif sallantı
18650au gratinhafif üstü fırında kızartılmış
18651floatyhafif ve hava geçiren
18652flickhafif vuruş
18653snack, light mealhafif yemek
18654mildhafif yumuşak
18655mildlyhafifçe
18656to tingehafifçe boyamak
18657breezyhafifçe rüzgârlı
18658to jigglehafifçe sallanmak
18659to bunt, to dabhafifçe vurmak
18660to piddlehafife almak

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir