Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
20461angle of attack indicator (AAI)hücüm açısı göstergesi
20462to attackhücum etmek
20463attack aircraft carrierhücum uçak gemisi
20464paler, purlieuhudut
20465domineerhükmetme
20466to dominatehükmetmek
20467lawhukuk
20468legal ethicshukuk ahlakı
20469legal adviserhukuk müşaviri
20470law reformhukuk reformu
20471Advocate GeneralHukuk Sözcüsü
20472legal opinionhukuki görüş
20473legal eventhukuki olay
20474legal protection insurancehukuksal koruma sigortası
20475decree, precepthüküm
20476rife, prevalenthüküm süren
20477ascendencyhüküm sürme
20478to prevailhüküm sürmek
20479to adjudgehüküm vermek
20480sovereignhükümdar
20481regencyhükümdarlık
20482governmenthükümet
20483government notehükumet notu
20484governinghükümet sürme
20485Intergovernmental Conference (IGC)Hükümetlerarası Konferans
20486territorialhükümran
20487territoryhükümranlık alanı
20488voidhükümsüz
20489to invalidatehükümsüz kılmak
20490gisthulâsa

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir