Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
20611clean-cutiç açıcı
20612shelled walnutsiç ceviz
20613to stuffiç doldurmak
20614petticoatiç etek
20615to pocketiç etmek
20616extention, ext.iç hat
20617domestic flightsiç hatlar
20618inside airiç hava
20619IAQiç hava kalitesi
20620composureiç huzuru
20621nestediç içe
20622unnestediç içe olmayan
20623bookplateıç kapak sayfası
20624gloomy, somberiç karartıcı
20625keelsoniç karina
20626visceraiç organlar
20627internal marketİç pazar
20628Office for Harmonisation in the Internal Market (OHIM)İç Pazarı Uyumlaştırma Ofisi
20629rice with onions, nuts, diced liver and currantsiç pilav
20630blue devilsiç sıkıntısı
20631internal respirationiç solunum
20632insideiç taraf
20633suetiç yağı
20634housekeeping operationiç yönetim işlemi
20635inventedicat edilen
20636demandingicbar etme
20637concaveiçbükey
20638concave functioniçbükey işlev
20639concave setiçbükey küme
20640concavityiçbükeylik

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir