Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
21691belief, creed, credo, faithinanç
21692disbeliefinançsızlık
21693persuasive, convincing, credibleinandırıcı
21694unconvincinginandırıcı olmayan
21695believablyinandırıcı şekilde
21696conclusiveness, cogencyinandırıcılık
21697convinceinandırmak
21698believabilityinanılırlık
21699incredible, phenomenal, unbelievableinanılmaz
21700incrediblyinanılmaz derecede
21701Accountinanmak
21702stubbornnessinat
21703stubborn, heady, cussed, obstinate, obdurate, pertinacious, mulish, balky, stubburninatçi
21704bullheadednessinatçılık
21705in, in.inç
21706dots per inch (dpi)inç başına nokta
21707dots per inch, dots per inch (dpi)inç başına nokta sayısı
21708fineince
21709crosshair cursor, hair cross cursorince artı imleci
21710fine tuningince ayar
21711honeince bileği taşı
21712slimlyince bir şekilde
21713pea gravelince çakıl
21714Hairlineınce Çizgi
21715fine linesınce çizgiler
21716to niggleince eleyip sık dokumak
21717linguineince erişte
21718fine brushınce fırça
21719to minceince ince doğramak
21720convex lensince kenarlı mercek

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir