Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
22201to refractışınları kırmak
22202radiated, radiatusışınlı
22203radiolariansışınlılar
22204ray finned fishesIşınlıyüzgeçliler
22205calefactionısınma
22206radialışınsal
22207radial symmetryışınsal bakışım
22208radial formulaışınsal formül
22209stinging nettleısırgan otu
22210stinging nettleisırganotu
22211stinging nettle soupisırganotu çorbası
22212stinging nettle puréeisırganotu ezmesi
22213biteısırık
22214biteısırma
22215to bite, to champisırmak
22216calefacientısıtan
22217warmerısıtıcı
22218air heater batteryısıtıcı batarya
22219Fuser MalfunctionIsıtıcı Hatası
22220Heardişitildi
22221audibleişitilebilir
22222audible signalişitilebilir im
22223audible ringing signalişitilir zil sesi
22224to crispenısıtıp gevrekleştirmek
22225audibilityişitirlik
22226calefacientısıtma
22227to warmisıtmak
22228heated seatısıtmalı koltuk
22229audio frequencyişitme bandı sıklığı
22230audiologistişitme duyusunu inceleyen bilim dal

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir