Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
22681emergency planivedi durum planı
22682emergencyivegen durum
22683emergency routeivegen durum yolu
22684trinketıvır zıvır
22685accelerationivme
22686accelerating relayivme bağlağı
22687accelerating relayivme rölesi
22688accelerator keyıvmelendirme Tuşu
22689g the acceleration force or gravityivmelenme kuvveti
22690accelerated testivmeli sınama
22691accelerometerivmeölçer
22692possessive pronouniyelik zamiri
22693good, nice, fine, fair, bonny, arightiyi
22694good maniyi adam
22695good evening, good afternooniyi akşamlar
22696well-understoodiyi anlaşılmış
22697a good dealiyi bir anlaşma
22698crisplyiyi bir betimlemeyle
22699good choiceiyi bir seçim
22700good timeiyi bir zaman
22701Good workıyi çalışmalar
22702to stealiyi etmek
22703good night, goodnightiyi geceler
22704good-mannersiyi görgü
22705better-lookingiyi görünen
22706good-lookingiyi görünümlü
22707good dayiyi günler
22708benigniyi huylu
22709benignityiyi huyluluk
22710well-builtiyi inşa

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir