Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
23251to remove, to raise, to abolish, to steal, to heave, to hold up, to lift, to blank outkaldırmak
23252confirm removekaldırmayı onayla
23253castle, fortress, citadelkale
23254rampartkale duvarı
23255rookkale (satrançta)
23256goalkeeper, keeperkaleci
23257CaledonianKaledon
23258item, component, pencilkalem
23259item by item basiskalem bazında
23260round herringkalem sardalya
23261nibkalem ucu
23262to inditekaleme almak
23263erase penkalemle çizileni sil
23264erase penkalemle çizilenleri sil
23265wandingkalemle okuma
23266pencil traykalemlik
23267pencil sharpenerkalemtraş
23268to guaranteekalıbını basmak
23269calibrationkalibrasyon
23270calibration frequencykalibrasyon sıklığı
23271caliber, calibrekalibre
23272permanent, nonvolatilekalıcı
23273determinate faultkalıcı aksama
23274convert permanentlykalıcı olarak dönüştür
23275permanent contractkalıcı sözleşme
23276California currentKaliforniya akıntısı
23277survival ratekalım payı
23278bold, Thick, boldfacekalın
23279bold underlinekalın altı çizili
23280cecumkalın bağırsağın başlangıcı

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir