Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
23311extrusion depthkalıp derinliği
23312extrusion colorkalıp rengi
23313collocationkalıplaşmış söz öbeği
23314unmold, cut out (pattern)kalıptan çıkarmak
23315heritage, inheritancekalıt
23316to inheritkalıt almak
23317qualitativekalitatif
23318castkalite
23319qualifiedkaliteli
23320fine printkaliteli yazdır
23321cheesy, bollockskalitesiz
23322inheritancekalıtım
23323genetickalıtımsal
23324inherited errorkalıtsal hata
23325to raise upkalk
23326shield, turbot, buckler, wide-eyed flounderkalkan
23327turbotkalkan balığı
23328fried turbotkalkan tavası
23329calcareouskalker
23330calcareouskalkerli
23331to buck up, to reedifykalkınmak
23332departure, takeoffkalkış
23333departure delay insurancekalkış gecikme sigortası
23334Airport of departureKalkış hava limanı
23335Vr velocity rotatekalkış için burnu kaldırmaya başlama sürati
23336take off distance available (TODA)kalkış için yeterli mesafe var (pistler için)
23337clearancekalkış izni
23338originkalkış noktası
23339Hit Launch RampKalkış Pisti Vur
23340departure timekalkış saati

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir