Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
23431to campkamp yapmak ya da kurmak
23432camp bedkamp yatağı
23433camping site, camping groundkamp yeri
23434campaignkampanya
23435campaign namekampanya adı
23436ending datekampanya sonu
23437to campaignkampanya yapmak
23438campaignnamekampanyaadı
23439campaignenddatekampanyasonu
23440campaignerkampanyaya katılan kimse
23441camping site (bkz. Campsite)kamping alanı
23442camping holidaykamping tatili
23443campus wide information systems (cwis)kampüs çapında bilgi sistemleri
23444publickamu
23445state- controlled entitieskamu iktisadi teşebbüsleri
23446commonwealthkamu yararı
23447concealment systemkamuflaj
23448expropriationkamulaştırma
23449public opinionkamuoyu
23450disclosurekamuoyunu aydınlatma
23451freewarekamuya açık yazılım
23452lorry, truckkamyon
23453free on truckkamyonda teslim
23454vankamyonet
23455bloodkan
23456blood relationkan bağı
23457consanguineouskan bağı olan
23458blood relativekan bağıyla bağlı olunan akraba
23459feud, vendetta, blood feudkan davası
23460carnagekan dökme

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir