Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
23461bloodsuckerkan emici
23462bloodbathkan gölü
23463blood brotherkan kardeşi
23464black vomitkan kusulan bir hastalık türü
23465blood clotskan pıhtıları
23466blood plasmakan plazması
23467blood orangekan portakalı
23468sanguinekan rengi
23469angiomakan toplanması sonucu oluşan bir tümör
23470bloodstainedkana bulanmış
23471change kanakana değiştir
23472Plimsoll line, plimsoll markkana rakamları
23473bloodlustkana susama
23474convictionkanaat
23475CanadaKanada
23476canada:cakanada:ca
23477canadian multilingualkanada çok dilli
23478canadian dollarskanada doları
23479canada (french)kanada (fransızca)
23480French Canadian, canadian frenchkanada fransızcası
23481canada central standard timekanada merkezi standart saati
23482canada central daylight timekanada merkezi yaz saati
23483Canadian Technology TriangleKanada Teknoloji Üçgeni
23484CanadianKanadalı
23485changekanakanadeğiştir
23486CanuckKanadyalı
23487channel, canal, flumekanal
23488channel islandskanal adaları
23489channel substructurekanal altyapısı
23490channel spacingkanal aralığı

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir