Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
23521to bleedkanamak
23522to stanchkanamayı durdurmak
23523canary, canary, canary birdkanarya
23524wing, flapkanat
23525wingspankanat açıklığı
23526wingerkanat oyuncusu
23527AileronKanatçık
23528Aileron TrimKanatçık Rüzgar Ayarı
23529wingskanatlar
23530alate, alary, alatedkanatlı
23531ant lionkanatlı bir çeşit böcek
23532airfoil fankanatlı fan
23533kanban systemkanban sistem
23534barbkanca
23535atlantic spotted flounderkanca ağız pisi balığı
23536pegkanca, askı, tahta çivi
23537crookkanca değnek dolandırıcı
23538Hook typeKanca türü
23539atlantic spotted flounderkancaağız pisi balığı
23540HooksKancalar
23541Hooked byKancalayan
23542bilharziasiskanda bulunan bir kurdun meydana getirdiği bir hastalık
23543candelakandela
23544very drunkkandil
23545pastry rings consumed in holy dayskandil simidi
23546to wheedlekandırıp elinden almak
23547to deceive, to tempt, to coax, to bilk, to cozenkandırmak
23548sofa, canapekanepe
23549coilkangal
23550kangarookanguru

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir