Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
23611trapdoorkapak şeklinde kapı
23612cover typekapak türü
23613doorskapaklar
23614covertypekapaktürü
23615offkapalı
23616mallkapalı alışveriş merkezi
23617army tankkapalı bir silahlı askeri araç
23618lockkapalı büğet
23619mallkapalı çarşı
23620closed-loop systemkapalı çevrim sistemi
23621closed cycle control systemkapalı çevrimli denetim sistemi
23622closed circuitkapalı devre
23623closed-circuit workingkapalı-devre çalışma
23624closed-circuit tv (cctv)kapalı devre televizyon
23625closed loopkapalı döngü
23626closed loop poleskapalı döngü kutupları
23627closed curvekapalı eğri
23628closed signkapalı ışareti
23629exclusive modekapalı kip
23630pocket of pide filled with seasmed minced meatkapalı kıymalı pide
23631closed positionkapalı konum
23632closed position (mechanical switch)kapalı konum (mekanik anahtar)
23633closed user group (cug)kapalı kullanıcı grubu
23634closed architecturekapalı mimari
23635closed pathkapalı yol
23636closed routinekapalı yordam
23637lamb first simmered , then cooked in a pen with lettucekapama
23638to close, to shut, to turn off, to power off, to shut downkapamak
23639snare, snapperkapan
23640enable on closekapanınca etkinleştir

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir