Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
211commentedaçıklamalı
212descriptionaçıklaması
213Go to CommentAçıklamaya Git
214by commentaçıklamaya göre
215edit commentaçıklamayı düzenle
216Hide CommentAçıklamayı Gizle
217delete commentaçıklamayı sil
218professedaçıklanmış
219descriptoraçıklayacı
220descriptoraçıklayıcı
221moving, sad, affecting, dreary, tragic, dismal, distressing, miserable, pathetic, deplorable, woeful, gaunt, pitiablaacıklı
222clarificationaçıklığa kavuşturma
223hiatus, openness, apertureaçıklık
224aperture distortionaçıklık bozunumu
225to regret, to be sorry about, to be hungry, to feel hungryacıkmak
226bawdyaçıksaçık
227alfrescoaçıkta
228to put aboutaçıkta eylenmek
229ingenuousaçıkyürekli
230urgent, pressingacil
231emergency exitacil çıkış
232exitacil çıkış kapısı
233emergencyacil durum
234emergency stopacil durum duruşu
235emergency locator transmitter (ELT)acil durum yer belirten verici cihaz
236emergency location beacon aircraft (ELBA)acil durum yer tesbiti yapan işaretçi uçak
237hotlineacil hat
238landing stripacil iniş pisti
239failed to openaçılamayan
240cannot openaçılamıyor

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir