Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
24721boiling temperaturekaynama derecesi
24722boiling pointkaynama noktası
24723to boil, to teem, to get away unnoticedkaynamak
24724hard boiled eggkaynamış yumurta
24725mother-in-lawkaynana
24726boilingkaynar
24727to poachkaynar su içinde pişirmek
24728to scaldkaynar su ile yakmak
24729fusionkaynaşım
24730fusedkaynaşmak
24731simmerkaynat
24732to blanchkaynatarak ağartmak
24733to gab about, to waste (a lesson hour) talking, to leave (a debt) unpaidkaynatmak
24734to simmerkaynatmak (suyu az hava kabarcıklı)
24735to coddlekaynatmak (yavaş yavaş)
24736unreliable, shiftykaypak
24737goose, goosekaz
24738goose liverkaz ciğeri
24739pate de foie graskaz ciğeri ezmesi
24740anserine, gooselikekaz gibi
24741gagglekaz sürüsü
24742goose featherkaz tüyü
24743accident, district, mishap, casualty, mischancekaza
24744accident-pronekaza eğilimli
24745collision damage waiverkaza hasarından feragat (CDW)
24746accidental injurykaza sonucu yaralanma
24747accident data recorder (ADR)kaza verileri kaydedecisi
24748CossackKazak
24749Kazakhstan, KazakhstanKazakistan
24750jumperskazaklar

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir