Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
25741provocativekışkırtıcı
25742urge, incitekışkırtma
25743to stimulate, to provoke, to excite, to agitate, to instigate, to commovekışkırtmak
25744barracks, barrackskişla
25745winteringkışlama
25746wintering pondkışlama havuzu
25747to set (one person) on (another)kışlatmak
25748throttlekısma supabı
25749partly, in partkısmen
25750partially- owned subsidiarykısmen sahip olunan bağlı ortaklık
25751fortune, fate, destinykısmet
25752partialkısmi
25753fail softkısmi aksamalı
25754knock-for knockkısmi anlaşma
25755fail softkısmi bozulma
25756part charterkısmi charter
25757partial recruitmentkısmi içgöç
25758brownoutkısmi karartma
25759spin- offkısmi yeniden yapılandırma
25760partially spawned fishkısmi yumurtalamış balık
25761partial spawnerkısmi yumurtlayıcı
25762to neighkişnemek
25763corianderkişniş
25764coriander seedkişniş tohumu
25765marekısrak
25766vegetable farci with egg, dill and fresh cheese filing in olive oilkıstırma
25767skimpy, scanty, scrimpykıt
25768continentkıta
25769BibleKitab-ı Mukaddes
25770to wanglekitabına uydurmak

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir