Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
25831to fold in (cloth)kıvırmak (kumaşı)
25832lithe, limber, lissomekıvrak
25833convulsionkıvranma
25834to squirm, to writhekıvranmak
25835convolutedkıvrık
25836to snugglekıvrılıp yatmak
25837bending radius, bend radiuskıvrılma yarıçapı
25838curl, kink, twirl, volutekıvrım
25839to foldkıvrım katlamak
25840frizzykıvrım kıvrım
25841cirripedkıvrımbacaklılardan bir hayvan
25842curled, creasekıvrımlı
25843corrugated ironkıvrımlı demir
25844curvykıvrımlı hatlara sahip
25845carved stonekıvrımlı taş
25846to convolutekıvrıştırmak
25847outfit, attirekıyafet
25848to disguisekıyafet değiştirmek
25849dress codekıyafet zorunluluğu
25850nicekıyak
25851reckless gamblerkıyakçı
25852apocalypse, doom, dustupkıyamet
25853doomsdaykıyamet günü
25854analogykıyas
25855clobberingkıyasıya dövme
25856bench markkıyaslama noktası
25857to compare, to bench-markkıyaslamak
25858beach, shore, coast, seasidekıyı
25859shore fisherykıyı balıkçılığı
25860coastlinekıyı çizgisi

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir