Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
25861shore weirkıyı dalyanı
25862spitkıyı dili
25863shore excursionskıyı gezintileri
25864shore ropekıyı ipi
25865shore reefkıyı resifi
25866beachheadkıyıbaşı mevzii
25867chopperkıyıcı
25868chopper amplifierkıyıcı yükselteç
25869carnagekıyım
25870shore specieskıyısal tür
25871mince, ground meat, minced meatkıyma
25872meat grinderkıyma makinesi
25873to chop upkıymak
25874to sliverkıymak (bıçakla)
25875with ground meatkıymalı
25876to hashkıymalı(yemek) doğramak
25877to valuatekıymet biçmek
25878to appreciatekıymetini anlama
25879debasementkıymetini düşürme
25880preciouskıymetli
25881gemkıymetli taş
25882paltrykıymetsiz
25883splinterkıymık
25884worthlesskıytırık
25885girl, daughter, lass, gal, wenchkız
25886girlfriendkız arkadaş
25887daughterkız evlat
25888sisterkız kardeş
25889sororitieskız öğrenci dernekleri
25890niecekız yeğen

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir