Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
25891slipkızak
25892to bobsleighkızak kullanmak
25893measleskızamık
25894rash, blotchkızarıklık
25895afterglowkızarıklık sonrası
25896blushkızarma
25897to fry, to roastkızarmak
25898roastkızarmış
25899toastkızarmış ekmek dilimi
25900croutonkızarmış küçük ekmek parçası
25901chips, frieskızarmış patates
25902roasted chickenkızarmış piliç
25903drippingskızartılan etten damlayan yağ ve su
25904fried, fritkızartılmış
25905fried fish filletkızartılmış balık fileto
25906fried frogs legkızartılmış kurbağa bacağı
25907fried eelkızartılmış yılan balığı
25908fried, roastedkızartma
25909fried vegetablekızartma sebze
25910roasterkızartma tavası
25911to fry, to roast, to deep frykızartmak
25912baby girlkızbebek
25913to annealkızdırdıktan sonra yavaş yavaş soğutarak yumuşatmak
25914to annoy, to irritate, to enrage, to twit, to burn upkızdırmak
25915cross, hot, Angry, red hot, irefulkızgın
25916to searkızgın tavada çevirmek
25917anger, fury, furore, choler, angrinesskızgınlık
25918carminekızıl
25919Red SeaKızıl Deniz
25920red tidekızıl gelgit

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir