Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
26131cockpit voice recorder (CVR)kokpit ses kayıt cihazı
26132cognatekökteş
26133cocktailkokteyl
26134smell, odor, odourkoku
26135to scentkoku almak
26136to exhalekoku çıkarmak
26137to stink, to putrefykokuşmak
26138aseptickokutmayı engelleyen
26139wing, arm, crank, bracket, lever, tentacle, phylumkol
26140rolled pastrykol böreği
26141wrist watchkol saati
26142colakola
26143brachialkola ait
26144collagekolaj
26145clip artkolaj sanatı
26146sturgeonkolan balığı
26147easy, facilekolay
26148Friendly nameKolay ad
26149fastidiouskolay beğenmez
26150easy accesskolay erişim
26151easy formskolay formlar
26152convenience callbackkolay geri arama
26153walkawaykolay kazanılmış başarı
26154fragile, brittlekolay kırılır
26155accessibilitykolay kullanım
26156usability testkolay kullanım sınaması
26157waxykolay şekil alan
26158huffykolay sinirlenen
26159easy: one suitkolay: tek cins
26160simplykolayca

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir