Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
26761chevron upköşeli çift ayraç yukarı
26762bracket ([])köşeli parantez
26763bracketpairköşeliayraççifti
26764squinchköşelik
26765to the cornerköşeye
26766Format CornerKöşeyi Biçimle
26767cos, cosinekosinüs
26768mansionköşk
26769to runkoşmak
26770I like jogging.koşmayı severim
26771KosovoKosova
26772Costa RicaKosta Rika
26773costa rica:crkosta rika: cr
26774moleköstebek
26775fetterköstek
26776coasterkoster
26777costumekostüm
26778to costumekostüm giymek
26779racekoşu
26780runnerkoşucu
26781condition, provision, circumstance, cond.koşul
26782conditions columnkoşul sütunu
26783contingently issuable shareskoşula bağlı çıkarılabilir hisse senetleri
26784earnings contingencykoşula bağlı kazançlar
26785to conditionkoşulla(ndır)mak
26786application of requirementskoşulların uygulanması
26787conditionalkoşullu
26788conditional addresskoşullu adres
26789conditional transferkoşullu aktarma
26790conditional jumpkoşullu atlama

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir