Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
26881cowboykovboy
26882expulsion, brush-offkovma
26883to oust, to expel, to chase away, to drive outkovmak
26884cavitykovuk
26885cavity resonatorkovuk çınlayıcısı
26886cavitationkovuklanma
26887to be expelledkovulmak
26888prosecutekovuşturma
26889village, covekoy
26890mountingkoyacak
26891person who shows no improvmentkoyduğum yerde otluyor
26892ruralköye ait
26893peasant, coon, yokel, campesinoköylü
26894swainköylü delikanlı
26895countrifiedköylümsü
26896to putkoymak
26897to putkoymak: yerleştirmek
26898agresticköysel
26899dark, bold, heavy, boldface, coagulatekoyu
26900darker bar codekoyu barkod
26901dark cyankoyu camgöbeği
26902dark cyan and magentakoyu camgöbeği ve eflatun
26903dashed heavykoyu çizgili
26904dark tealkoyu deniz mavisi
26905dark verticalkoyu dikey
26906dark purple, dark magentakoyu eflatun
26907dark turquoisekoyu firuze
26908dark fuchsiakoyu fuşya
26909dark shadingkoyu gölgeleme
26910dark imagekoyu görüntü

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir