Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
27181to deafenkulağını sağır etmek
27182cone, coifkülah
27183ear, auriskulak
27184meat filled dumplings boiled in stockkulak çorbası
27185auriclekulak kepçesi
27186ear-piecekulak mikrofonu
27187auriscopekulak muayenesi aleti
27188strumkulak tırmalayan ses
27189raspykulak tırmalayıcı
27190to heedkulak vermek
27191eaerskulaklar
27192Headset, Headphones, HeadphoneKulaklık
27193Headphones OutKulaklık Çıkışı
27194Headphones VolKulaklık Sesi
27195Headphone Mute, Headphones MuteKulaklık Sessiz
27196HeadphonesKulaklıklar
27197Headsetkulaklıklı (telefon)
27198round sardinellakulaklısardalya
27199lobekulakmemesi
27200to usekulanmak
27201grilled cutletkülbastı
27202bullion, bullionkülçe altın
27203tower, pinnacle, tower (TWR)kule
27204burdensome, onerouskülfetli
27205rowdy, hooligan, toughiekülhanbeyi
27206backstagekulis
27207user, clientkullanıcı
27208connect askullanıcı adı
27209by user namekullanıcı adına göre
27210finding user accountskullanıcı adlarını bulma

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir