Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
27781bathtub, washbowl, tubküvet
27782KuwaitKuveyt
27783oilfishKüveyt balığı
27784incubatorküvöz
27785energy, force, strength, vigor, vigour, imperiumkuvvet
27786to overworkkuvvetinden fazla çalışmak
27787to bashkuvvetle vurmak
27788amplification, intensification, fortificationkuvvetlendirme
27789to reinforce, to fortifykuvvetlendirmek
27790balance of powerkuvvetler dengesi
27791ForteKuvvetli
27792whamkuvvetli darbe
27793delectabilitykuvvetli iştah açıcılık
27794whamkuvvetli vuruş
27795dynamometerkuvvetölçer
27796asthenic, infirmkuvvetsiz
27797to enervatekuvvetten düşürmek
27798to enqueuekuyruğa koymak
27799to enqueuekuyruğa sokmak
27800bobtailkuyruğu kesilmiş hayvan
27801to diekuyruğu titremek
27802queue, trail, tailkuyruk
27803tail rotkuyruk çürümesi
27804error printing queue job datakuyruk ış verisi yazdırma hatası
27805elevatorkuyruk kanadı
27806elevator trimkuyruk kanadı rüzgar ayarı
27807tail piecekuyruk kısmı
27808peduncle diseasekuyruk sapı hastalığı
27809Add queue driverKuyruk sürücüsü ekle
27810delete queue driverkuyruk sürücüsünü sil

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir