Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
28171luxury packagelüks ihracat
28172luxury goodslüks mallar
28173superior roomlüks oda
28174Treaty of LuxembourgLüksemburg Antlaşması
28175Luxembourg CompromiseLüksemburg Uzlaşması
28176meerschaumlületaşı
28177nomibalitylümsürtü
28178something got for nothinglüp
28179pleaselütfen
28180condescensionlütfetme
28181Lutine BellLutine Çanı
28182grace, favour, boonlütuf
28183benedictivelütuf veya kutsama ile alakalı
28184needLüzum
28185needfullüzumlu
28186pleaselutfen
28187unfortunatelymaalesef
28188allowance, wages, wage, salarymaaş
28189paycheckmaaş çeki
28190defined benefit pension planmaaş esaslı emeklilik planı
28191salary increasemaaş zammı
28192paydaymaaşgünü
28193stipendiarymaaşlı
28194Maastricht TreatyMaastricht Antlaşması
28195Maastricht CriteriaMaastricht Kriterleri
28196temple, shrinemabet
28197godheadmabut
28198matchmaç
28199Get MAC AddressMAC Adresini Getir
28200spademaça

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir