Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
28741melissa, lemon balmmelisa
28742melissa, lemon balmmelisotu
28743bowler, bowler hatmelon şapka
28744breezemeltem
28745spring watermemba suyu
28746boob, nipple, brestmeme
28747nipplememebaşı
28748mammalmemeli
28749cetaceanmemeli deniz hayvanı
28750cetaceanmemeli deniz hayvanlarıyla ilgili
28751mammalmemeli hayvan
28752carbamidememeli idrarının ana katı bileşeni
28753country, home townmemleket
28754back countrymemleketin uzak köşeleri
28755satisfied, amused, gladmemnun
28756to satisfymemnun etmek
28757I am pleased.Memnun oldum.
28758delectationmemnun olma
28759to be pleasedmemnun olmak
28760ungratifiedmemnun olmayan
28761to contentmemnuniyet
28762gladlymemnuniyetle
28763servant, officermemur
28764skippermenajer
28765menageriemenajeri
28766meandermenderes
28767handkerchief, hanky, hankeymendil
28768violetmenekşe
28769blotched picarelmenekşe balığı
28770eggs scrambled with tomatoes and green peppermenemen

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir