Turkish English Dictionary
Turkish English Dictionary


IDEnglishTurkish
29041barroom, public house, turkish 'watering hole'meyhane
29042barkeepermeyhaneci
29043bias, tendency, fondness, declivitymeyil
29044to splaymeyil yapmak
29045prone, oblique, sloped, aslopemeyilli
29046splaymeyilli kısım
29047fruitmeyve
29048fruit knipemeyve bıçağı
29049seed of the fruitmeyve çekirdeği
29050fruit cocktail, citrus punchmeyve kokteyli
29051stewed fruit compotemeyve kompostosu
29052dried fruitmeyve kurusu
29053fruid saladmeyve salatası
29054candied fruitmeyve şekerlemesi
29055fruit basketmeyve sepeti
29056juicermeyve sıkacağı
29057fruit, juicemeyve suyu
29058fruitymeyve tadında
29059fruitsmeyveler
29060fruit ice-creammeyveli dondurma
29061charlottemeyveli puding
29062epitaphmezar kitabesi
29063burial chambermezar odası
29064headstone, gravestonemezar taşı
29065burial moundmezarın üstündeki toprak yığını
29066charnelmezarlığa benzeyen
29067graveyard, cemetery, cemetary, charnel, God's acremezarlık
29068coamingmezarna
29069abattoir, butcherymezbaha
29070pigstymezbele

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir