Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
30421okunamıyorcannot read, cannot be read
30422okunan baytbytes read
30423okunan bayt/sanbytes read/sec
30424okunan bayt/saniyebytes read/second
30425okunan veri/sndata read/sec
30426okupital kanalhead canals
30427okuryazarlıkliteracy
30428okutmakto sell
30429okutmanlector
30430okuyucudan çıkexit narrator
30431öküzstupid
30432öküz balığısharpnose sevengill shark
30433öküz derisibuff
30434okyanusocean
30435okyanus dibinde olanbenthic
30436OkyanusyaOceania
30437Olabileceğin En ıyisiBest Possible
30438Olabilir.It can be.
30439Olacak.It will happen.
30440olağannormal, usual
30441olağan alanıordinary course of business
30442olağan (değer)default
30443olağan değer atamasıdefault assignment
30444olağan faaliyetlerordinary activities
30445olağan iş süreciordinary course of business
30446olağan mesaj trafiğiconventional message traffic
30447olağan parametrelerdefault parameters
30448olağan seçenekdefault option
30449olağandışıoffbeat
30450olağandışı durumexception

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir