Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
35821siber uzay çağıcyberspace age
35822sibernetikcybernetics
35823SibiryaSiberia
35824sıcacık, samimicosy
35825sıcakhot
35826Sıcak bağhot link
35827sıcak başlatmahot start, warm start
35828sıcak bölgehot zone
35829Sıcak Bölgede SorAsk on Hotspots
35830sıcak çarpmasıheat-stroke
35831sıcak çikolatacocoa
35832sıcak çikolata sosuhot fudge sauce
35833sıcak ekmekwarm bread
35834sıcak havahot air
35835sıcak içecekhot drink
35836sıcak içeceklerwarm drinks
35837sıcak kanlıwarm blooded
35838sıcak kirliliğithermal pollution
35839sıcak kompresstupe
35840sıcak kompres yapmakto stupe
35841sıcak monomiktikwarm monomictic
35842sıcak noktaHot Spot
35843Sıcak Simge YoluHot Icon Path
35844sıcak suwarm water, hot water, calm water
35845sıcak su şişesihot-water bottle
35846sıcak suda pişirmekto poach
35847sıcak süthot milk
35848Sıcak Tireleme BölgesiHyphenation Hot Zone
35849sıcak ve nemlimuggy
35850sıcak yakma markawarm branding

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir