Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
42781vücudun birlikte çalışan parçaları arasında uyumsuzlukasynergia
42782vücutbody, flesh
42783vücut hareketlerigestures
42784vücut kazandırmakto incarnate
42785vucut sıvısıbody fluid, bodily fluid
42786vucutsuzbodiless
42787vucutta bir hücre katmanıblastodisc
42788vücutta bulunan ve kemiklerin oturduğu çanakçıkacetabular
42789(vucutta) kanalcloaca
42790vücutta kırmızılıkwheal
42791vücutta veya herhangi bir dokuda su kaybıdehydration
42792vücuttan çıkartmakto evacuate
42793vuku bulanoccurent
42794vuku bulmakto come down
42795vur emribatting order
42796vuramamakto miss
42797vurarak ezmek veya parçalamakto mangle
42798vurdumduymazdulls
42799vurguHighlight, emphasis, Accent
42800vurgu aksanıemphasis accent
42801vurgu bastırma devresideemphasizer
42802vurgu devresiemphasizer
42803Vurgu DüğmesiHover Button
42804vurgu imidiacritical mark
42805vurgu ışaretiGrave Accent, emphasis mark
42806vurgu kutusuhighlight box
42807Vurgu MetniAccent Text
42808Vurgu RengiHighlight Color
42809VurguBelirtmeÇizgisiAccentCallout
42810vurgulamaHighlight, emphasis, accentuation

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir