Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
6001bir tür faytoncoach-and-four
6002bir tür keçicaprine animal
6003bir tür klasik müzik tarzıchamber music
6004bir tür kumaşmoreen
6005bir tür oyun kartlarıyla oynan oyuncassino
6006bir tür Rus yada Polonya çorbasıbortsch
6007bir uçağın hava içindeki hızıIAS indicated airspeed
6008bir uçta genişleyen bir sopa şeklindeclub-shaped
6009bir ucu kıvrık demir çubukcrowbar
6010bir uygulama seçinchoose an application
6011bir uzayın doğurayıbasis of a space
6012bir uzvu kesmekto amputate
6013bir varlığın yeniden değerlenmiş tutarırevalued amount of an asset
6014bir varlığın yerine koyma maliyetireplacement cost of an asset
6015bir varlık veya borcun vergiye esas değeritax base of an asset or liability
6016bir veya birkaç manastırı idare eden rahiparchimandrite
6017bir vücut sıvısı için depo ödevini gören kapılı boşlukcisterna
6018bir yağ veya merhemi uygulamakto anele
6019bir yana döndürmekto shunt
6020bir yanardağ ağzından eteklerine kadar inen nispeten derin ve geniş oluk-benzeri yarıkbarranca
6021bir yapının ölçek çizimiarchitectural plan
6022bir yapıttan bir bölüm aktarmakto cite
6023Bir yer imine yeni metin ataAssign new text to a bookmark
6024bir yerde ikamet eden kimseinhabitant
6025bir yerde toplanmakto bunch up
6026bir yerden ayrılış yapma zamanıcheckout time
6027bir yere ansızın yada davetsiz girmekto barge in
6028bir yerin havasına alışmakto climatize
6029bir yerin havasına alıştırmakto acclimate
6030bir yerleşim seçinchoose a layout

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir