Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
9841dairesel yörüngecircular orbit
9842dakikpunctual
9843dakikaminute
9844dakikadaki feetfeet per minute (fpm)
9845dakikaya göreby minute
9846dalbranch, twig
9847dal budak salmakto ramify
9848dal gibiramous
9849dal yığınıbranchage
9850dalakspleen
9851dalak ile ilgilisplenic
9852dalak ızgaragrilled spleen
9853dalaşmakto bandy, to wrangle
9854dalaverespoof
9855daldırmaimmersion, dip
9856daldırmakto insert, to immerse
9857dalgawave, band
9858dalga boyuwavelength, wave length
9859dalga cephesiwavefront
9860dalga çözümleyiciharmonic analyzer
9861dalga geçmeridicule
9862dalga geçmekto mock, to cod, to jape
9863dalga makinasıwave machine
9864dalgacıkripple
9865dalgakıranjetty
9866dalgakıran köstebekmole
9867dalgalanmafluctuation
9868dalgalıalternating, billowy, undulate, wavy
9869dalgalı akımalternating current, alternate current
9870dalgalı ipekli saçları olan küçük bir köpek türücocker

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir