Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
9871dalgalı kurfloating rate
9872dalgalı saçwavy hair
9873dalgasız denizcalm water
9874dalgıçplunger
9875dalgiç tüpüaqualung
9876dalgınabstracted, rapture, pensive, broody, ruminative
9877dalıcı kuşdipper
9878dalış cetvelitables
9879dalış frenidive brake
9880dalış gözlüğüface-mask
9881dalış tüpüdiving tube
9882dalış uçağıdive plane
9883dalkavukflunkey
9884dalkavukluk eden kimseadulator
9885dalkavukluk etmekto bootlick
9886dallanmagoto, branching
9887dallanma adresibranch address
9888dallanma sürecibranching process
9889dallanmakto branch, to ramify
9890dallıramose
9891DalmaçyaDalmatia
9892dalmakto plunge, to dive
9893dalmışrapture
9894dalyaraktwat
9895damacheckers
9896dama tahtasıcheckerboard
9897damacanabutt, flagon
9898damağına düşküngourmet
9899damakpalate
9900damalı tartcheese pie

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir