Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
13021duyu organlarısense organs
13022duyularla değil zekayla ilgilenencerebral
13023duyuruAdvertisement, announcement, annunciation
13024duyuru panosubulletin board
13025Duyuru Tahtası HizmetleriBulletin Board Services
13026düzflat, plain, straight
13027düz çizgistraight
13028düz dosyaflat file
13029düz ekranflat screen
13030düz geniş kaya parçasıbowlder
13031düz kassmouth muscle
13032düz kütükflat file
13033düz metinPlain text
13034düz saçstraight hair
13035düz sönümlenmeflat fading
13036düz: tameven
13037düz tırnakları akıllı tırnaklara çevirchange 'straight quotes' to ‘smart quotes’
13038düz ve akıcıcantabile
13039düz yataklıflatbed
13040düz yataklı tarayıcıflatbed scanner
13041düz yüzeyli betonfair faced concrete
13042düzelmekto meliorate
13043Düzelt!correct it!
13044düzelticirectifier
13045düzeltici bakımcorrective maintenance
13046düzeltici birimcorrecting unit
13047Düzeltildi.it's corrected.
13048düzeltilebilircorrigible
13049düzeltilmeyecek olanlardon't correct
13050düzeltilmişcorrected

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir