Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
13051düzeltilmiş hava süratirectified airspeed (RAS), calibrated air speed (CAS)
13052düzeltilmiş sonuçcorrected result
13053düzeltmecorrection, proofreading, don't correct
13054düzeltme düzeyifix level
13055düzeltme erimicorrection range
13056düzeltme faktörücorrection factor
13057düzeltme gerektirmeyen olaynon- adjusting event
13058düzeltme imicaret
13059düzeltme sayısıchange number
13060düzeltme sinyalicorrection signal
13061Düzeltme UygulaApply Patch
13062düzeltmekto fix, to rectify, to unbend, to spruce up, to put right, to meliorate
13063DüzeltmelerHotfix(s)
13064düzeltmeneditor
13065düzeltmene metni okuyan yardımcıcopyholder, copyreader
13066düzeltmeyi benimsechange accept
13067düzeltmeyi reddetchange reject
13068düzenedit
13069düzen/buledit/find
13070düzen değiştirchange scheme
13071düzen denetımıedit control
13072düzen görünümüedit view
13073düzen kaldırmayı onaylaconfirm scheme removal
13074düzen kipiedit mode
13075düzen menüsüedit menu
13076düzen penceresiedit window
13077düzenaboneoleditsubscribeto
13078düzenbağlantılareditlinks
13079düzenbazschemer
13080düzenbuleditfind

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir