Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
14461ertelendideferred
14462ertelenemez maliterundeferable cost
14463ertelenme tarihidefer until
14464ertelenmişdeferred
14465ertelenmiş faizli tahvildeferred bond
14466ertelenmiş vergideferred tax
14467ertelenmiş vergi varlıklarıdeferred tax assets
14468ertelenmiş vergi yükümlülüklerideferred tax liabilities
14469erz ağacıcedarwood
14470erzak sağlamakto purvey
14471wife, peer, spouse, mate, companion, better half, consort
14472eş cinsel haklarıgay rights
14473eş cinsel olmayan kimsestraight
14474eş değerdecongruent to
14475eş kanal karışmasıco-channel interference
14476eş. kazanç sınırıeq. gain limit
14477eş zamanlıconcurrently
14478eş zamanlı olarakconcomitantly
14479es978 çalmaes978 playback
14480es978 kayıtes978 recording
14481es978 kayıttan çalmaes978 playback
14482ESAEnterprise System Architecture
14483eşanlamsynonym
14484EşanlamlılarThesaurus
14485eşanlı davranışsynchronous behaviour
14486eşanlı erdişisimultaneous hermaphrodite
14487eşanlı erseliksimultaneous hermaphrodite
14488eşanlı işlemlerconcurrent operations
14489eşantiyonlargiveaways
14490eşaralıklı yazıyüzümonospaced font

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir