Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
14671eşsizunique, unequalled
14672estetikaesthetic, aesthetical
14673estoncaestonian
14674EstonyaEstonia
14675estonya diliestonian
14676estonya dili (iso)estonian (iso)
14677estonya:eeestonia:ee
14678eşyagear, ware
14679eşya karışıklık raporu (PIR)property irregularity report
14680eşyayı tutmacheck in
14681eşyönlü arabağcodirectional interface
14682eşyükselti eğrilericontour lines
14683eşyükselti haritasıcontour map
14684eşzamanlısimultaneous
14685eşzamanlı aynı zamanda olanconcurrent
14686eşzamanlı davranışsynchronous behaviour
14687eşzamansızasynchronous
14688eşzamansız bilgisayarasynchronous computer
14689eşzamansız çoğullamaasynchronous multiplexing
14690Eşzamansız verilerAsync data
14691etflesh
14692et eylemsizliket inertia
14693et kareet square
14694et kırıntılarıcracklings
14695et önleyiciet damper
14696et rampaet ramp
14697et şeftalisiclingstone peach
14698et sinüset sine
14699et sotelamb sauté
14700et sürtünmeet friction

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir