Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
15031evrak çantasıbriefcase
15032evrak çantası görevleribriefcase tasks
15033Evrak Çantası içindeIn Briefcase
15034evrak çantası kullanıcılarıbriefcase users
15035evrak çantası kurbriefcase setup
15036Evrak Çantası'na EkleAdd To Briefcase
15037evrak çantası veritabanıbriefcase database
15038evrak-ı müsbite, belgesel kanıtdocumentary proof
15039evrak işlerini kısaltan ya da özetleyen kimseabridger
15040evrakçanbriefcas
15041evrephase
15042evrenuniverse, cosmos
15043evrenin yaradılışı teorisicosmogeny
15044evrenin yaradılışı teorisi ile ilgilicosmogonic
15045evrenseluniversal, ecumenical
15046evrensel adglobal name
15047evrensel değişkenglobal variable
15048evrensel hava yolculuğu planı (UATP)universal air travel plan
15049evrensel mobil telekomünikasyon sistemiuniversal mobile telecommunications system
15050Evrensel Zaman Kordinasyonuuniversal time co-ordinated (UTC)
15051evreuyumlucoherent
15052evreuyumlu alıcıcoherent receiver
15053evreuyumlu salıngaçcoherent oscillator
15054evreuyumlu sinyal algılamacoherent signal detection
15055evreuyumlulukcoherence
15056evreuyumsuz saçılımincoherent scattering
15057evreuyumsuzluk (sinuzoid)incoherence
15058evrimevolution
15059evrim geçirmekto evolve
15060evrimlievolutionary

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir