Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
17161getiriadvantage
17162getiriyorum.I'm bringing it.
17163getirmefetch
17164getirmekto bring, to fetch
17165GetPath başarısız olduGetPath failed
17166gettoghetto
17167gevezechatty, talky, garrulous, gushy, born to chat
17168geveze kimseblabber
17169gevezelikprattle, prate
17170gevezelik etmekto blabber, to prate, to rattle on
17171gevişcud
17172geviş getiren hayvanların dördüncü miğde bölümüyle alakalıabomasal
17173gevrekbrittle
17174gevşekloose, flimsy, lax, flabby, flaccid
17175gevşek bağlıloosely coupled
17176gevşeklikslack
17177gevşemesoftening
17178gevşemekto relax, to like sb., to love sb., to come loose
17179gevşemek zayıf düşmeklanguish
17180gevşetmekto loosen, to slacken, to unbrace, to slack, to cut into
17181geyikdeer, deer, pander
17182geyik boynuzuantler
17183geyik etivenison
17184geyik kızartmasıroast venison
17185geyik muhabbetischmooze
17186geyik muhabbeti yapmakto schmooze
17187geyik yavrusufawn
17188geyikgiller familyasından bir hayvancervid
17189geyikotusavory
17190gezdirmepanning

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir