Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
22171ışık geçirmezlikopacity
22172ışık halkasıaureole
22173ışık kalemilight pen
22174ışık saçanradiant
22175ışık saçmakto shine
22176IşıklandırmaIllumination
22177ışıkölçerphotometer
22178işıktıreternally
22179ısılthermal
22180ısıl kaynaşmaheat fixing
22181ışıldak balığıpearlsides, spotted lanternfish, spothead lantern fish
22182ışıldamaflash
22183ışıldamakto twinkle, to scintillate
22184ışıldayanbeamy
22185isiltilishining
22186isimname, substantive, noun, appellation
22187isim hakkıroyalty
22188ışımaradiation
22189ışımakto radiate
22190isimsizanonymous
22191isimsiz bir dosyaan unnamed file
22192ısimsiz dosyaan unnamed file
22193İşinray, beam, beam of light
22194ışın boyuray length
22195işin özügist
22196ışın saçmakto irradiate
22197ışın sağanağıcascade shower
22198ışın tedavisiactinotherapy
22199işini görmekto kill
22200İşinizyour job

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir