Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
25171kesişme yericrosses at
25172kesişmekto intercept, to intersect, to exchange amorous glances
25173kesiştiği eksencrosses with
25174kesitcrosssection
25175keşkeif only
25176keşke sevmeseydimIf only I didn't love
25177keşkeka dish of mutton or chicken and coursely ground meat
25178keskichisel
25179keskinintense, sharp, Acute, bitter, poignant, chiseled, tangy, pungent, incisive, mordant, acerbic, bitting, trenchant
25180keskin bir şekildeacutely
25181keskin kenarcutting edge
25182keskin kokutang
25183keskin şiddetli düşgün olmakto keen
25184keskinlikacuteness, pungency
25185keskisolungaçlılarrays, sharks
25186keşkülmilk and almond pudding
25187kesmebreak, crossing
25188kesme akımı (şalter)breaking current
25189kesme anahtarıinterrupt switch
25190kesme bitiş noktasıend trim
25191kesme eylemicutting off
25192kesme gücübreaking capacity (of a switching device or fuse)
25193kesme hata ayıklamadebug break
25194kesme hata gidermedebug break
25195kesme imiapostrophe
25196kesme işleyiciinterrupt handler
25197kesme kipicut mode
25198kesme noktasıbreakpoint, cut point
25199kesme noktası metnibreakpoint text
25200kesme şekercube sugar

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir