Türkçe-İngilizce Sözlük
Türkçe İngilizce Sözlük, Turkish English Sözlük


IDTürkçeİngilizce
27631kuruyemişdried nuts and fruits
27632kuruyemişçiseller of dried nuts and fruits
27633kuryemessenger, courier
27634kurye uçuşucourier flight
27635kuşbird, fowl
27636kuş beyinlidimwit, air head
27637kuş cennetibird sanctuary
27638kuş gibiaery
27639kuş gözlemlemekto birdwatch
27640kuş kapanıbait and switch
27641kuş ötüşübirdcall
27642kuş palazı hastalığıcroup
27643kuş şakımasıbirdsong
27644kuş tüyüplume
27645kuş yuvasıaerie, aery
27646kuşakGeneration, zone, Belt, sash, cincture
27647kuşak yazıcıband printer
27648kuşanesmall sauce pan
27649küşat mektubuletter of credit openning
27650kuşatansurrounding
27651kuşatan sınırborder
27652kuşatılmışbeset
27653kuşatmaencapsulation, siege
27654kuşatmakto encircle, to gird, to besiege, to begird, to siege
27655kuşbaşı (et)meat cut into morsel sized pieces
27656kuşbeyinli kimsebirdbrain
27657kuşburnurosehip
27658kuşdilirosemary
27659kuşetcouchette
27660kuşhaneaviary

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir