| 121 | davanın bildirilmesi | Tüze davasında, yanlardan birisinin davayı yitirdiği zaman kendisine dönme hakkı (Rücktritt, résiliation) olduğunu düşündüğü üçüncü kişiye, davayı izlemesi ya da davaya katılması gerektiğini bildirmesi. |
| 122 | davanın dinlenmemesi | Konusu, yasaların yargılarıyle korunmamış olan (Kumar ve bahisten doğan alacak) bir davanın yargılıklarca yerinde görülmemesi. |
| 123 | davanın dinlenmesi | Yasaların yargılarıyle korunmuş bulunan bir dava konusunun, yargılıklarca incelenip temelden çözümlenmesi. |
| 124 | davanın dönerimi | Davanın, ileri sürülen kanıtlarla doğrulanmaması, davacının dava hakkı bulunmaması gibi yasada gösterilen nedenlerle, davanın yerinde bulunmaması ve bundan ötürü yargıcın yasa dışı sayarak davanın yersizliğine karar vermesi. |
| 125 | davanın düşmesi | Sanığın ölmesi, zaman aşımı, genel bağışlama, kişisel yakınmaya bağlı davalarda davacının isteminden vazgeçmesi ya da yasada gösterilen belirli nedenlerin gerçekleşmesi üzerine davanın ortadan kalkması. |
| 126 | davanın özü | Uyuşmazlığın, yargıç önüne gelmesini zorunlu kılan savın temeli. |
| 127 | davaya katılan | Bir suçtan dokunca görmesi ve bu yüzden kişisel haklarını koruyabilmesi nedeniyle soruşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı olan ve yasada gösterilen yöntemine göre katılabilen kişi. |
| 128 | davaya katılma | Suçtan dokunca gören her kişinin, soruşturmanın neresinde olursa olsun kamu davasına karışması. |
| 129 | davaya katılma istemi | Yargılığa bir dilekçe verilmesi ya da tutanak yazmanına bir bildirimde bulunularak tutanak düzenlenmesi biçiminde davaya karışmak için yapılan istem. |
| 130 | davayı gören yargılık | Bir yargıcın yargıçlık görevini yapmaktan yasaklı olduğu sanısı uyandığında, gerek bu konuda gerekse temel davanın çözümlenmesi konusunda karar verecek olan yargılık. |
| 131 | değerleme hakkı | Soruşturmanın başlamasından yargı verilinceye dek geçen çeşitli aşamalarda, durumun özelliğine bakarak ve yasanın tanıdığı biçimde yargıcın, kendi bulunç, bilinç ve kanısına göre olayları ölçüp biçerek gereğini özgürce yapması hakkı. |
| 132 | değerleme yetkisi | Yasanın belli bir kural saptamadığı durumda, yönetsel işin konusunu, nedenini, yürütme zamanını yerini belirtme ya da seçme bakımlarından, yönetenin, özgürce davranabilme yetkisi. |
| 133 | denk yargılık | Bir yargılığa görev ve yetki bakımından eşit olan yargılık. |
| 134 | dernek | Kazanç paylaşmaktan başka amaçla, ikiden çok kişinin bilgilerini, çalışmalarını sürekli bir biçimde birleştirerek ve bir ana tüzüğe dayanarak kurdukları tüzel kişilik. |
| 135 | dernek özgürlüğü | Herkesin, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına iye olabilme özgenliği (Bu hak, ancak kamu düzenini ya da genel sağtöreyi korumak için yasa ile sınırlanabilir). |
| 136 | dernekler tüzesi | Üyelerinin kişiliğinden ayrı, bağımsız bir tüzel kişiliğe iye olan ve amacı kazanç olmayan topluluğun bağlı olduğu türe düzeni. |
| 137 | devlet | Sınırları belirli bir yurt ve türe düzeni içinde, ülküdeş insanların topluca ve kamu yararını sağlamak amacıyla örgütlenerek kurdukları ve benzeri topluluklarca bağımsız ve siyasal kişiliği tanınmış birlik. |
| 138 | dilekçe | Bir hakkın elde edilmesi, bir haksızlığın ortadan kaldırılması amacıyla, gerçek ya da tüzel kişilerce yetkili katlara yapılan yazılı başvurma. |
| 139 | dinleme | Yargıç ya da savcının duruşma, önsoruşturma sırasında yanları, tanık ve bilirkişileri konuşturarak olayı dinlemesi. |
| 140 | doğrulama | Bir kimsenin, kendine olumsuz sonuç doğurabilecek bir olayı doğrulaması. |
| 141 | dokunca ve eksime | Bir kimsenin gelir, kazanç ve mallarında oluşan eksiklik. |
| 142 | dokuncayı karşıllama | Devletlerarası kurallara ve türeye aykırı bir davranışı ile, başka devletin haklarını dokuncaya uğratan devlete, hakkı çiğnenen devletin de bir dokunca ile karşılık vermesi eylemi. |
| 143 | dokunulmazlık | Görevlerinin özelliği yüzünden, kuşku ve korkudan uzak kalmalarını ve böylece kamu işlerinde başarıya ulaşmalarını sağlamak amacıyla, kimi kişilere yasa ile tanınmış ayrıcalık. |
| 144 | dolay kandaşlığı | Kardeşler, amca, dayı ve hala çocukları arasındaki yakınlık. |
| 145 | dolaylı yargılama | Görülmekte olan bir davada yargıcın, başka bir yargılıktan, tanık ve bilirkişi dinlenmesini, sanığı sorguya çekme ve benzeri işlemlerin yapılmasını istemesi ya da toplu yargılıkta bir üyeye bu işleri yapmak üzere yetki verilmesi. |
| 146 | duruşma | Sanığın üstüne atılan suçu işleyip işlemediğini saptamak üzere, yanların hazır bulundukları sırada yüzlerine karşı sözlü olarak yargılama yapılması ve yargılamayı yargı ile sonuçlandıracak işlemlerin tümü. |
| 147 | duruşma dışı kararları | C. Savcısının yazılı ya da sözlü düşüncesi alındıktan sonra, duruşma yapılmaksızın verilen kararlar. |
| 148 | duruşma düzencesi | Duruşmanın, yasaya göre yürütülmesini sağlamak için konulmuş belirli düzen. |
| 149 | duruşma istemi | iki yandan birinin ya da her iki yanın, yargıdan önce yargılıktan sözlü açıklamaları dinlemek amacıyla, duruşmaya çağrılmalarını istemeleri. |
| 150 | duruşma oturumu | Duruşma ve görüşmelerin yapılması için, toplantı sayısına uygun olarak, yargıçlar kurulunun her toplanışı. |