| 1261 | örnekçeleme | Bir olgu ya da bir süreci ayırıcı özelliklerine dayanarak soyut bir kalıp içinde biçimlendirme. |
| 1262 | örnekçeli yordam | Çevrebilim de başvurulan ve bir topluluk kesimini ötekinden ayıran ölçülebilir alansal ayrıtları ya da kalıpları betimleme yordamı. |
| 1263 | örnekevren | Bir örnekleme işlemiyle seçilen birimlerin oluşturduğu evren. bk. anaevren. |
| 1264 | örnekleme birimi | Bir örnek evrenini oluşturan gözlem birimlerinden her biri. |
| 1265 | örnekleme çerçevesi | Bir örneklemede içinden örnek alınacak evrenin nicel ve nitel sınırları, |
| 1266 | örnekleme dağılımı | Sınırlı sayıda gözleme dayalı bir örnekte bulunmuş değerlere dayanarak anaevrene ilişkin kestirimler yapıldığında yanılgı olasılığını saptamak üzere başvurulan sayılgılı ya da kuramsal dağılım. |
| 1267 | örnekleme oranı | Dizgeli seçmeye dayanan rastlantılı bir örneklemede eşit kazanı ilkesine göre bir birimin örneğe girme ya da seçilmiş örneğin evreni sayıca yineleme oranı. |
| 1268 | örnekleme tasarımı | Bir evrenden yansız örnekler alabilmek üzere izlenen yol ya da seçilen yordam. |
| 1269 | örnekleme yanılgısı | Bir örnek evrende gözlenmiş kestirim değerlerinin anaevren değerlerinden gösterdiği sapma. |
| 1270 | örnekleme yordamları | Bir evrenden örnek almak üzere başvurulan ve olasılık örneklemesiyle yargılı örnekleme gibi iki ana tasarıma dayanan seçme yordamları. |
| 1271 | örnekolay | Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay. |
| 1272 | örnekolay incelemesi | Bir araştırma konusu ya da sorununun, ilgili birey ya da örneklerin bir birim olarak ele alınması ve yaşam ya da oluşum süreçlerinin derinliğine, ayrıntılarına inilerek somut bir içerik üzerinde araştırılması. |
| 1273 | örnekolay yaklaşımı | Bir araştırma konusunu kişisel belgeler kullanarak, özel yaşamın çeşitli yönlerini derinliğine yoklayarak, soruları özel duruma uyarlayarak, incelenen kişilerin yaşam deneyimlerini paylaşarak ve tüm yaşamlarına ilişkin veriler derleyerek inceleme yaklaşımı, bk. sayımsal yaklaşım. |
| 1274 | örnekuzay | Belli bir denemede belirebilecek tüm olanaklı sonuç ya da biçimlerin oluşturduğu küme. |
| 1275 | örtük anlatımlar | bk. örtük ipuçları. |
| 1276 | örtük bölüt | Bir soruya ya da sınara alınmış olan açık yanıt ya da tutumun ancak örtük yapı çözümlemesiyle saptanabilen bölüt ya da kesimi. |
| 1277 | örtük içerik | Gözlem aracındaki bir soruya alınmış yanıtın açık görünüşünün altında yatan ya da bir yanıtın içerdiği ve üstü kapalı olarak dile getirdiği anlam ya da içerik. |
| 1278 | örtük ipuçları | Algı eşiğinin altında kaldığı için bilinçli olarak tanınmadan dile getirilen ve bir gözlem sürecinde sezgiyle kavranarak bilgiye dönüştürülebilen bilinçsiz anlatımlar. |
| 1279 | örtük yapı çözümlemesi | Tutum ölçümleri alanında ölçüye vurulan boyutları temel etkenlerine indirgemek üzere başvurulan ve bir ölçeğe alınan yanıtlar arasındaki bağıntıyı açıklayarak temel tutum bölütlerini araştıran etken çözümlemesi. |
| 1280 | örtük yüklence | Bir tutum ölçümünde açık ve dış yanıtların temelinde yatan, yanıtlar arasındaki birliği sağlayan örtük özellik. |
| 1281 | örtülü yordam | Araştırma amaçlarını gizleyebilmek ve kendiliğinden yanıtlar alabilmek üzere yanıtlayıcının tepkilerini bir başkası ya da düşsel kişiler ağzından dile getirmesine olanak veren imgesel yordam, bk. dolaylı yordam, uzancalı yordam. |
| 1282 | örtüşme | Bir gözlem aracında belli soru ya da soru seçeneklerinin anlam ya da kapsamca birbiri üzerine düşmesi ya da kesişmesi. |
| 1283 | örümlü yapılı soru | Olanaklı ya da verilebilecek yanıtları kendi içinde ve kendisiyle birlikte sunan yapılı soru. |
| 1284 | örümsüz yapılı soru | Olanaklı yanıtları bir seçenekler dizisi biçiminde kendisinden ayrı sunan yapılı soru. |
| 1285 | örüntü | Çeşitli altöğelerin örgütlenmesiyle oluşan işlevsel birlik. |
| 1286 | `öteki durumlar öyle kaldığında` | Bir gözlem ve deneyleme durumunda bağımsız değişken dışındaki etkenleri eleme ya da değişmezlemeyi içeren denetim kuralı. |
| 1287 | öykü bütünleme | Bireye, ilgisini bir konuda odaklaştırmaya yeterli, ancak bir sonuca bağlanmamış bir öykü parçacığı ya da bir olaylar dizisini sunarak bütünlemesini isteyen çıkarımcı yordam. |
| 1288 | öykülü ölçekler | Çıkarıma yordamlar arasında yer alan ve sınarları kısa öykülerden oluşan ölçek. |
| 1289 | özcel | Özdeksel olmayan ya da öze'ye ilişkin olan. |
| 1290 | özcellik | Toplumsal ya da bireysel olayların özdeksel olmayan, duyumsal ve ansal süreçlere ilişkin yanı. |