| 121 | ayırıcı özellik | Bir nesne, durum ya da bireyi ötekilerden ayıran örnekçeli özellik. |
| 122 | ayırıcı sayaç | Kartlara geçirilmiş olan verileri sıralarına göre öbeklere ayırarak saptanmış yanıt seçeneklerine göre dağıtıp sayan işleteç. bk. veri kartı. |
| 123 | ayırıcılık | Olay, nesne ve özellikleri birbirinden ayırma ve aralarında ayrım gözetme. |
| 124 | ayırıcılık gücü | Bir ölçek sınarının, ölçeğe göre yüksek sayıl alanlarla düşük sayıl alanlar (yandaşlarla karşıtlar) arasında ayrım gözetme yeteneği. |
| 125 | ayırıcılık işlevi | Bir ölçek sınarının, ölçüm sürekliliği üzerindeki değişik konumlarda yer alan tutum dizilleri arasında belirgin ayrımlar yapabilmesini gerektiren ölçekleme kuralı, bk. dizil. |
| 126 | ayırtım | Olay, nesne ve özellikler arasında ayırt edilebilir başkalık. |
| 127 | aykırı ürün | Guilford örnekçeli anlak ölçerlerinde ayrı bir yetenek göstergesi olarak değerlendirilen ve beklenene aykırı olarak beliren yanıt, bk. anlak yapısı örnekçesi, uygun ürün. |
| 128 | aykırılık | Kavram, anlatım ya da kurallar arasındaki uyuşmazlık ya da karşıtlık. |
| 129 | ayraç | Bir soru çizinliğinde, soru içinde görüşmeciye verilen yönergeyi sorudan ayırmak üzere kullanılan ayırıcı belirteç. |
| 130 | ayrıç | Bir ölçüm sürekliliğinin çeşitli konumlarını dile getiren ve bir ölçme aracını oluşturan tutum yüklü tümce, anlatım ya da deyiş. |
| 131 | ayrık ilişki | OIasılık kuramında bileşik olayı oluşturan, "ya da" bağlacıyla ilişkiye geçirilmiş bağdaşabilir ya da bağdaşamaz olaylar arasında sözkonusu olan ilişki. |
| 132 | ayrık olasılık | Olasılık kuramında, bileşik olayı oluşturan iki ya da daha çok yalınç olaydan birinin ya da ötekilerin gerçekleşmesine ilişkin olan ve toplama kuralı aracılığıyla bulunan olasılık, bk. bağlaşık olasılık. |
| 133 | ayrıksı | Beklenen ve olağan sayılandan sapma gösteren. - |
| 134 | ayrıksılık | Sık görülen ya da olağan sayılan oluşum, süreç ye davranışlardan sapma durumu, bk. düzgü, düzgüsüzlük. |
| 135 | ayrılık | Görüş ve tutumların karşıt uçlara bölünerek ayrılması. |
| 136 | ayrılma | Toplu bir birlik oluşturan öğelerden kimilerinin birlikten kopması ya da davranış düzgülerinden sapması, bk. bağlanma, birleşme. |
| 137 | ayrım yaklaşımı | İncelenen olgunun, içinde belirdiği durumla belirmediği durumun biri dışında-yani olgunun belirdiği durumda bulunan bir koşul dışında -tüm öteki koşulları aynıysa, iki durumun ayrıldığı koşul olgunun nedenidir diyen varsayım gerçekleme yolu. bk. gerçekleme yaklaşımları. |
| 138 | ayrımcık | Gözlem ya da ölçüm konuları arasında ancak duygun bir araçla saptanabilecek ince ayrım. bk. duygunluk. |
| 139 | ayrımlaşma | Olay, nesne ve özelliklerin belli ölçülere göre birbirinden ayrılması ya da bir yapının yataylığına ya da düşeyliğine alt bölümlere ya da kesimlere ayrılması. |
| 140 | ayrımsal ölçek | Konumları belli olan sınarlara verdikleri olumlu yanıtlara dayanarak kişilerin tutumlarını belirleyen ölçek. |
| 141 | ayrışı | Aralarında bir bağlaşma olan öğelerin birliğini yitirerek bağımsızlaşması, bk. bağlaşı. |
| 142 | ayrışım | Bir topluluk ya da bireyler kümesinin ortak amacını ya da görüş birliğini yitirerek parçalara ve altkümelere ayrılması. |
| 143 | ayrıt | Bir nesnenin gözlenmeye, bölütlenmeye ve çözümlenmeye elveren ayırıcı özellikleri, bk. bölütleme, küme (sayımsal). |
| 144 | ayrıtlık | Bir olay ya da bireyin ayırıcı özellikleri toplamı. |
| 145 | ayrıtsal | Nesnelerin ayırıcı özelliklerine ilişkin. |
| 146 | bağdaşabilir olaylar | Olasılık kuramında, ayrık ilişkiyle bileşik bir olayı oluşturan ve birbirinden bağımsız oldukları için birlikte gerçekleşebilen olaylar, bk. bağımsız olaylar. |
| 147 | bağdaşamaz olaylar | Olasılık kuramında ancak ayrık bir ilişkiyle bileşik bir olayı oluşturan ve.birbirini dışarda bıraktıkları için birlikte gerçekleşemez olaylar. |
| 148 | bağdaşırlık | Bir ölçme aracını oluşturan sınarların aynı boyuta ilişkin olması ve türetilme özelliğini içermesi, bk. türetilebilme, |
| 149 | bağıl ilişki | Bir değişken (X)'in alabileceği her değere bir başka değişken (Y)'nin bir ya da birkaç değerinin karşılık olması durumunda iki değişken arasında beliren ilişki. |
| 150 | bağıllık | Olaylar ya da değişkenler arasında, birindeki değişmelere bağlı olarak ötekinin de değişmesini içeren bağlaşı. |