| 241 | betimleme | Bir durum, olay ya da sürecin, bir evrenin özelliklerini saptama, aranan özelliklerini sayıp dökme. |
| 242 | betimleyici araştırma | İlişki kurucu ve varsayım sınayıcı araştırmalara temel olmak üzere, ilk gözlemlerden yola çıkarak olgulara eşlik eden özellikleri betimlemeyi amaçlayan sayım araştırması. |
| 243 | betimleyici sayımbilim | Çıkarımlar ya da kestirimler yapmaksızın belirli veriler kümesini betimleme ve çözümlemeyle yetinen sayımbilim. bk. çıkarımcı sayımbilim. |
| 244 | betimleyici yordam | Bir ölçek ya da ölçüm sürekliliğine ilişkin çeşitli sınar ya da kesim noktalarını sayı ya da simgeler yerine tanıtlayıcı anlatımlarla gösteren ölçek oluşturma yaklaşımı. |
| 245 | biçe | Bir oluşum, durum ya da sürecin ilk örneğinin ya da ayırıcı biçiminin, ayrıtsal özellikleriyle simgesel anlatımı. |
| 246 | biçimci mantık | Deyişlerin içeriğine değil, biçimine göre tutarlılık koşullarını koyan ve bunu matematik dili ve işlemlerine başvurarak yapan çağdaş mantık. |
| 247 | biçimcilik | Bir iş ya da süreci, bir gidiş ya da uygulamayı düzenleyici biçimsel kurallara bağlama. |
| 248 | biçimlenme | Bir dağılımın çizgesel biçiminin eğiklik ve basıklığı. |
| 249 | biçimlenmenin ölçülmesi | Bir sıklık dağılımının verdiği eğiklik, basıklık gibi çizgesel biçimi ölçen sayımsal ölçüm. bk.z çizge. |
| 250 | biçimleşme | Çizimsel çözümlemede bir anlatımı olan simgesel gösterim ya da görünülü biçim. bk.z görünülü çizim. |
| 251 | biçimleyici görüşme | Biçimsel bir kurala bağlı kalmaksızın bilgi alışveriş sürecinde görüşmeciye ve görüşülene geniş özgürlük tanıyan ya da uygulama biçimini durum içinde belirleyen görüşme. bk. biçimsel görüşme. |
| 252 | biçimsel görüşme | Soru-yanıt ya da bilgi alışveriş sürecini önceden saptanmış biçim kurallarına bağlayan ve görüşmeciye salt işletsel bir üstlence yükleyen görüşme. bk. biçimleyici görüşme. |
| 253 | biçinti | Bir iş ya da ilişkide uyulması öngörülen onamlı ya da onamsız kural. bk. onamlı ilişki. |
| 254 | bildik sınar | Anlak ölçerlerinde bireyin eğitim ve yetişme koşullarına bağlı olan ve ancak belli bir bilgi ve kavrayış düzeyine vardığında yanıtlayabileceği varsayılan sınar. bk. bilinmedik sınar. |
| 255 | bildirim | Bir durum, konu ya da olayı bir gözlem ya da bilgi konusu olacak biçimde aktarma. |
| 256 | bildirmen | Yığın iletişim araçlarıyla bir bilgi ya da iletiyi aktaran kişi. |
| 257 | bileşenli anlak biçesi | Anlağı genel etkenli ya da basamaklı bir yapıda değil, birbiriyle bağıntılı özel etkenlerden oluşmuş bileşenli bir yapıda varsayan tasarım, bk. basamaklı anlak biçesi. |
| 258 | bileşenli çubukçizim | Çeşitli değerlere ve seçeneklere ilişkin gözlemleri, tüm alanı toplam ya da yüzde yüz sayılan bir çubuk dikdörtgenin altbölümleri (bileşenleri) biçiminde gösteren bölümlü çizim. bk. çizim, çizimleme. |
| 259 | bileşik dizi | Birden çok değişkene ilişkin gözlemlerin birlikte dağılımından oluşan ya da iki ve daha çok boyutlu bir çizelgede beliren dizi. bk. çizelgeleme, çokluk çizelge. |
| 260 | bileşik etki | Bir toplumsal olay üzerinde birden çok etkenin birbirini bütünleyen ya da ayrıştıran toplu etkisi. |
| 261 | bileşik göstereç | Karmaşık olgular: ölçmek üzere başvurulan ve yalınç göstergelerin birleştirilmesinden oluşan çokboyutlu ölçme dizgesi, bk. göstergeç. |
| 262 | bileşik olasılık | Olasılık kuramında bileşik bir olaya ilişkin olan ve çarpma ya da toplama kuralına göre bulunan olasılık, bk. bağlaşık olasılık. |
| 263 | bileşik olay | Olasılık kuramında birden çok yalınç olayın ayrık ya da bağlaşık ilişkiyle oluşturduğu olay. bk. ayrık ilişki. |
| 264 | bileşik ölçek | Çok bileşenli ölçüm konularını ölçmek üzere her bileşeni belirleyecek ölçeklerin uygun bir biçimde birleştirilmesiyle oluşan çokboyutlu ölçek. |
| 265 | bileşik önerme | Birden çok önermeden oluşan ve olanaklı doğruluk değerleri çıkarım kalıplarına göre saptanan önerme, bk. biçimsel mantık. ' |
| 266 | bileşke | Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi. |
| 267 | bilgi sorusu | Yanıtlayıcının belli bir konuda ne bildiği, ne ölçüde bildiği, hangi yoldan ve ne zaman öğrendiğini, kısacası bilgi düzeyini saptamayı amaçlayan soru. |
| 268 | bilgi veren | Bir soruşturu ya da görüşmede soru sorulan ya da soru -yanıt ilişkisi içinde kendisinden bilgi alınan kişi. bk. yanıtlayıcı. |
| 269 | bilgilik | Her konuda ya da belli bir bilgi dalındaki başlıca bilgileri abece sırasıyla dile getiren ve yeri geldikçe başvuru kaynağı olarak kullanılan bilgi gereci. |
| 270 | bilgisayar | Veri kartlarına işlenmiş olan verileri, öngörülen işlemleri tanımlayan izlenceye göre her düzeyde işleyerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleyen araç. |