| 691 | tekerki | Derebeylik dönemine özgü, soylu sınıfın kutsal, kimi kez de insanüstü sayılan bir üyesinin erki kişisel egemenliği altında bulundurduğu siyasal örgütleniş biçimi. |
| 692 | tekeşlilik | Gerek kadının, gerekse erkeğin karşı cinsten yalnız bir kişiyle evlenebilmesini onaylayan, birden çok kadınla ya da birden çok erkekle evlenmeyi yasaklayan evlilik biçimi. |
| 693 | tekinsiz | 1. Belli davranış ya da sözlerin bir toplumca, bir toplumsal kümece çekinceli sayılması ve olumsuz yaptırımlara bağlanarak yasaklanması. 2. (İnsanbilimde) İlkel topluluklarda kimi büyüsel, dinsel tasarımlara ilişkin olarak belli davranış ya da sözlerin to |
| 694 | tektanrıcılık | 1 -İnsanın, doğada ve toplumda ilk ya da değişmez nedeni araştırmasına yol açan tarihsel nesnel koşulların etkisiyle her şeye gücü yeten bir tek-tanrı düşüncesine varması. 2. Evreni, doğayı ve toplumu yaratıp yöneten, her şeye gücü yeten tek bir Tanrı bul |
| 695 | temel kişilik | (Kardiner, Linton vb.) Bir toplumun ya da toplumsal kümenin üyelerine özgü, ortak çevre koşullarının oluşturduğu davranış ve yaşama alışkanlıkları yapısı. |
| 696 | teneke mahalle | Kimi büyük kentlerde görülen, fiziksel ve toplumsal bakımlardan geri ve yoksul kesim, bk. bozulma bölgesi, gecekondu. |
| 697 | tepke | Canlı örgenliğin bir uyarıma karşı gösterdiği tepki. |
| 698 | tepki | 1. Genellikle bir dış uyaranın etkisine karşı canlı örgenliğin yaptığı yalınç davranış. 2. Toplumsal ilişkilerde özellikle değişmelere karşı çıkan ve kurulu düzeni sürdürmeği ya da yeniden kurmayı amaçlayan tutum ve eylemler. |
| 699 | tinsel uyarıcılar | Kaynağını insanın törel, düşünsel, siyasal ve bilimsel kanılarından alan, insanı bir düşünce uğruna çalışmaya özendiren ve yönelten tinsel güçler. |
| 700 | toplanım | İnsanların ve uygulayım ürünlerinin, insanın ve doğanın temel gereksinmelerin karşılanmasına elverişli koşulları yaratmış olduğu yerlerde toplanması süreci. |
| 701 | toplu bencillik | Bir toplum ya da toplumsal küme üyelerinin kendi ortak çıkarlarını başka toplum ya da toplumsal kümelerinkinden üstün sayması, başka toplum ya da kümeden olanlara karşı onların üstüymüş gibi davranması. |
| 702 | toplu davranış | Toplumsal düzgülerle tam olarak denetlenmeyen, kişisel etkileşmelerin ve duyguların geniş yer tuttuğu, görece yapılaşmamış toplumsal davranış. (Örn. Kalabalıkların, yığınların bir yeni akımı ya da yeni biçimi izliyen davranışı.) |
| 703 | toplu uyarılma | Bir toplumun, bir toplumsal kümenin üyelerinde özdeş duyguların uyarılması. |
| 704 | topluluk ruhbilimi | Toplumsal ruhbilimin topluluk ya da küme davranışlarını inceleyen bölümü. |
| 705 | toplum | Yaşamlarını sürdürmek, birçok temel çıkarlarını gerçekleştirmek için işbirliği yapan, aynı toprak parçası üzerinde birlikte yaşayan ve ortak bir ekini olan insan kümesi. |
| 706 | toplum felsefesi | Toplumsal yaşama, bunun kökenine, gelişimine ve amaçlarına ilişkin olan bütün bilimlerin sağladığı verilerin bir bileşiğini ya da genellemesini yapmağa yönelik bulunan her türlü bilgi-kuramsal ve aktöresel düzenli düşünce. |
| 707 | toplum kalkınması | Azgelişmiş toplumların kalkınması için önerilen, kırsal toplulukların yol, okul, su gibi kimi ortak gereksinmelerini ve bir ölçüde de küçük tarımsal ve işleyimsel girişimlerini ortak çabayla kendilerinin yürütmeleri, devletin de bunlara bilgi ve uygulayım |
| 708 | toplumbilim | Toplumun oluşum, işleyiş ve gelişim yasalarını inceleyen bilim dalı. |
| 709 | toplumbilimcilik | İnsan yaşamındaki bütün olayları yalnızca toplumsal yapı ve örgüt biçimleriyle açıklama eğilimi. |
| 710 | toplumbilimsel yasa | Toplum yapısının, birey ve toplumsal küme davranışlarının oluşum, işleyiş ve değişimindeki görece durağan nedensellik ya da işlevsellik ilişkilerini dile getiren genelleme. |
| 711 | toplumculluk | 1. Bireyler ya da toplumsal kümeler arasındaki karşılıklı bağımlılık biçimleri. 2. Bireylerin küme yaşamı ile bütünleşme yeteneği, karşılıklı yardımlaşma yatkınlığı. |
| 712 | toplumculuk | 1. Üretim araçlarını kamusal iyelik altında bulunduran, bu yolla ekonomik etkinliklerde kâr yerine insan gereksinmelerini en iyi biçimde karşılamayı amaçladığını savunan toplum düzeni. 2. Böyle bir düzeni savunan toplumsal- siyasal öğreti. |
| 713 | toplumölçer | Kişinin içinde bulunduğu kümedeki bireylerle ilişkilerini sayısal ya da ölçülebilir terimlerle betimleyen deneysel ve uygulamalı küçük-küme toplumbilimi. |
| 714 | toplumsal akışkanlık | Kişilerin oturma bölgeleriyle değişik özekler (örneğin oturma yerleriyle iş yerleri) arasında gidip gelmesi. |
| 715 | toplumsal aşamalanma | Değişik toplumsal sınıf ve katmanların, değişik toplumsal kümelerin toplum içinde gördükleri saygı, önem ve öncelik bakımından sıralanmaları. |
| 716 | toplumsal aşılama | Çevresindekilerin tartışma, zorlama ya da inandırmaya çabalamadan, yalnızca konuşmakla kişiye herhangi bir düşünceyi, görüşü benimsetmeleri. |
| 717 | toplumsal ayırım | Bireylerin ya da toplumsal kümelerin toplumsal sınıf, ırk, din, dil, siyasal görüş vb. ayrılıklar nedeniyle toplum içinde eşitsiz işlem görmesi. |
| 718 | toplumsal ayrımlaşma | Yaş, cinsellik, ırk gibi dirimbilimsel ya da toplumsal sınıflaşmaya yol açan türlü ekinsel etkenler sonucu, bireylerin ve toplumsal kümelerin birbirlerinden değişik özellikler kazanmaları süreci. |
| 719 | toplumsal bağımlılık | Astlık-üstlük ilişkilerine yol açan ve kimi birey ya da kümeleri başka birey ya da kümeler karşısında etkisiz bırakan durum. |
| 720 | toplumsal baskı | Bir toplumsal kümede ya da bir toplumda belli bir dönemde geçerli olan kurallara aykırı davranışların, türlü toplumsal denetim yollarıyla ortadan kaldırılması ya da önlenmesi |