Yazın Terimleri Sözlüğü - XML
Yazın terimleri ile ilgili bilgileri burada bulabilirsiniz


IDTerimAçıklama
661Kars güzellemesiSevinçli türkülerde uygulanan bir ezgi.
662karşıberi1. Saz oazanlannın "sınavlaşma" eylemine ya da karşılıklı deyişmelerine verilen ad. 2. Trakya'da özellikle Tekirdağ ile Gelibolu'da karşılıklı oynanan bir oyun havası.
663karşılaşmabk. karşıberi.
664karşılaştırmalı yazınDeğişik yazınları, değişik akım, yapıt ya da yazarları karşılaştırma temeline dayanan araştırma türü.
665karşılıkDivan yazınındaki "nazire" karşılığı kullanılan bir terim.
666karşıt anlamlıAnlamları birbirine aykırı olan sözcüklerden her biri: Ak-kara, çalışkan-tembel.
667karşıtlamSanat yapıtında, yerleşmiş kanılara karşıt düşen, kimi zaman da şaşırtmaca amacı günden duygu ve düşünce.
668karşıtlama1. Bir sözcüğü, bir deyimi, bir tümceyi ters anlamında kullanma: Şifayı bulmuş (= hastalanmış). 2. [Fr. dialogisme]: Daha çok öykü, roman ve tiyatro yapıtlarında birbirine karşıt yaratık ya da karakterlerin çarpıştırılması.
669karşıtlamalıKarşıtlama sanatının yapıldığı (anlatım). bk. karşıtlama.
670karşıtlar çağrışımıBiri anıldıkça, öbürünü akla getiren karşıt iki şey arasındaki ilgi tatlı ile acı arasındaki ilgi gibi.
671karşıtların birleşmesiKarşıt olan kavramların bileşmesi, yan yana kullanılması sanatı: Bir zulmet-i beyza (= bir beyaz karanlık), bk. karşıtlık.
672karşıtlı sezinletişKarşıt sözlerin bir kapalı ündeş biçiminde kullanılması. Ör: "Seninle bütün dünyayı dolaşalım. Kutuplara varıncaya kadar gidelim. Nihayet Amerika'da tavattun edelim. Bu köhne cihanın havadis ve ahvalini yeni dünya gibi bir yerden muhakeme edelim". (A. Hamit Tarhan, Duhter-i Hindu)
673karşıtlıcaBir sözün hem övgü, hem de yergi anlamına gelebilecek biçimde kullanılması.
674karşıtlığımsıKuruntudan doğan aykırı düşünce ve sözcüklerin her kavramda kullanılması, bk. karşıtlık.
675kaside1. Araplardan Farslara, sonra divan yazınımıza geçmiş bir övgü koşuğu. 30-99 koşalı olur. Uyak düzeni bakımından gazele benzer. İlk koşa, doğuş uyaklı, öteki koşaların birinci dizeleri uyaksız, ikincileri doğuş ile uyaklı olur. Kasidenin bölümleri: a. başlangıç bölümü: : Kasidede konusu sevgi, sevgili, doğa ya da önemli olaylar olan giriş bölümü. b. övgü bülümü: [es. t. kasit = maksat, medih, methiye]: övülecek kişinin övüldüğü bölüm. c. övünüş: [es. t. fahriye]: Ozanın kendi kendini övdüğü bölüm. ç. tegazzül: Kimi keşidelere bir gazelin katılması ya da gazelin katıldığı bölümün adı. d. dua: Övülen kimse için dua edilen bölüm. 2. Kasideyi oluşturan kimi koşalar özel terimlerle adlandırılır: a. doğuş: [es. t. matla]:. 1. Gazel ve kasidelerin ilk koşası. 2. Ozanın, koşuklarından birine katmayıp yalnız bıraktığı uyaklı çift dize. b. girişlik: [es. t. girizgâh]: Kasidelerde başlangıç bölümünden övgü bölümüne geçişi sağlayan koşa. c. taç beyit: Kasidelerde ozanın adını ya da takma adını taşıyan koşa. ç. beyt-üt-kasit: kasidenin en güzel koşası. d. kesmelik: [es. t. makta]: Divan koşuğunda ozanın adını ya da takma adını taşıyan son koşa, son bağlam. 3. Konularına göre keşideler: a. tevhit: Tanrı'nın birliğine, ululuğuna övgü. b. mürsacat: Tanrı'ya yakarış. c. naat: Hz. Muhammet'e övgü. d. methiye: Bir kimseyi ya da bir şeyi övmek için yazılan kaside. A. Bunlar övgü konularına göre ad alır: cülusiye: Padişahın tahta çıkışını konu edinen kaside. suriye: Düğün törenlerini konu edinen kaside. ramazaniye: Konusu ramazanın gelişini kutlama olan kaside. bayramiye: [es. t. idiyye]: Konusu bayram kutlaması olan kaside. muharremiye: Muharrem ayında Hz. Hüseyin'in şehit edilmesini konu edinen kaside. B. Konusu mevsimler olan kasideler: Bahariye, sayfiye, şitaiye. C. Başka konularda yazılan kasideler: hamamiye, at kasidesi: [es. t. kaside-i rahşiye, rahşiye], av kaîidesi: [es. t. şikâriye] vb. 4. Kasideler uyak ve yedeklerinin son harflerine göre de adlandırılır: Uyaklarına göre: t kasidesi: [es. t. kaside-i taiye], r kasidesi: [es. t. kaside-i raiye] vb. gibi. Rediflerine göre: su kasidesi, adem kasidesi vb. II- Doğu Anadolu'da kısa öykülere verilen genel ad.
676katarbk. düzüm.
677katmerli övgüBir kişi ya da bir nesneyi değişik yanlarıyla yücelten övgü. Ör. : O devlet yönetiminde eşsiz başarılar kazanırken hiç bir işde kişisel çıkarını düşünmezdi.
678kavratımBir düşünceyi, bir duyguyu başka birine iyice anlatma, onun zihnine yerleştirme.
679kavuştak1. Şarkı ve türkülerde yinelenen dize. 2. Halk yazınında türkülerde, her hana (hane, bağlam) dan sonra yinelenen en az bir, en çok beş dize.
680kayabaşı1. Özel makamla söylenen bir halk türküsü, çoban türküsü. 2. Halk yazınında dağlı köylülerin türkülerinde kullandıkları özel bir ezgi.
681kekemelikSesleri tatlıca kaynaşmayan sözcüklerin kulağı tırmalaması, akıcı olmaması.
682kendi yazısıYazarın, ozanın kendi eliyle yazdığı yapıtlar için kullanılan söz.
683kendisi için eğretilenenbk. eğretileme I, c.
684kendisinden eğretilenenbk. eğretileme I, b.
685kendisine benzetilenbk. benzetme I, 1.
686keremÖzel bir ezgi ile söylenen bir halk koşuğu.
687kertelemeAnlatımı daha etkili kılmak için sözcüklerin, kavramların, düşünce ve duyguların derecelendirilmesi, derece gözetilerek sıralanması. Türleri:. 1. yükselen kerteleme: [es. t. tedric-i said, tensik-i irtikaî]: Azdan çoğa, küçükten büyüğe, güçsüzden güçlüye doğru düşünce ve duyguların derecelendirilmesi biçiminde yapılan kerteleme. Ör.: "Top, tüfek sadası kesildi. İki asker mızrak mızrağa, kılıç kılıca, hançer hançere, boğaz boğaza uğraşmaya başladı." (Namık Kemal, Cezmi) 2. alçalan kerteleme: [es. t. tedric-i habit, tensik-i inhitatı]: Çoktan aza, büyükten küçüğe, güçlüden güçsüze doğru düşünce ve duyguların derecelendirilmesi biçiminde yapılan kerteleme. Ör.: Barışı hangi ulus, hangi toplum, hangi kişi istemez?
688kervankıran1. Türkülü bir halk öyküsünün adı. 2. Bu öykü ile ilgili, acıklı bir ezgisi olan ünlü bir türkünün adı.
689kesekBir halk ezgisi.
690kesikGazete ve dergilerden, bir yazının ya da belli bir konuyla ilgili bölümlerin kesilip saklananları.

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir