Yazın Terimleri Sözlüğü - XML
Yazın terimleri ile ilgili bilgileri burada bulabilirsiniz


IDTerimAçıklama
811münşeatbk. inşa.
812müstezatbk. artıklı.
813naatbk. kaside I, 3 c.
814nefesAlevî-Bektaşî ozanların tekkelerinde ve meclislerinde özel ezgilerle okunan, biçim yönünden koşmaya benzeyen, konusu tasavvuf ve tarikat kuralları ile ilgili olan, ince anlamlı, alaycı, koşuklar, bk. ilâhi.
815nesipbk. başlangıç bölümü.
816nesnel eleştiriYan tutmadan, gözlemlere dayandırılan eleştiri.
817nesnellikKişileri, nesneleri, yazarın kişiliğinden bağımsız olarak, kendi öz nitelikleriyle yansıtan anlatım özelliği.
818nicel dizemHecelerin süre ayrımına dayanan dizem türü.
819ninniÖlçü ve uyak bakımından maniye benzeyen, çocukları uyutmak için özel ezgilerle söylenen koşuk.
820nitel dizemHecelerin ses yüksekliğine dayanan dizem türü.
821nitelemeVarlıkları göz önünde canlandıracak biçimde tanıtlama sanatı.
822nutuk1. Mürşitlerin, tarikata girenlere yol iz göstermek için yazdıkları söyledikleri koşuk. 2. bk. söylev.
823nükteİnce anlamlı, pek çoğu hoşa giden, gülümseten sakalı söz.
824nüsha1. Bir yapıtın, bir yazının basılmış ya da yazılmışlarından her biri. 2. bk. sayı.
825od1. Eski Yunan ve Latin yazınında, ezgilenmek üzere yazılan bir koşuk türü. 2. (Batı yazınında) Dizelerin ölçüsü ve sayısı eşit olan bağlamlardan oluşmuş koşuk.
826Oğuzname1. Dede Korkut kitabındaki boylardan her biri. 2. Koçaklama öyküsü türü. 3. Henüz ele geçmemiş eski bir Türk betiği.
827okşayışBir konu anlatılırken, hemen uyanıveren bir coşku ile sözü birisine, bir şeye yönelterek seslenme. Faruk Nafiz Çamlibel, "Han Duvarları" koşuğunda: / Aradan yıllar geçti, işte o günden beri / Ne zaman yolda bir han rastlasam irkilirim. diyerek duygularını anlatırken sözü yollara, han duvarlarına çeviriyor: / Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim / Ey köyleri hududa bağlayan yaslı yollar! / Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar! / Ey garip çizgilerle dolu han duvarları! / Ey hanların gönlünü sızlatan duvarları!
828okulAnlayışları, görüşleri birbirine benzeyen, bir öğretiye dayanan sanatçıların oluşturdukları akım. bk. yazın okulu.
829okuncalıkKonusu gönül açıcı, uyumu tatlı koşuk.
830okurGazete, dergi ya da yazın türlerinden herhangi birini okuyan okuyucu.
831okuyucubk. okur.
832olguYazın yapıtlarında olayı geliştiren, iş, devim, davranış.
833olgu romanıRuh ye duygu çözümlemesine girişmeyip yalnız olayları anlatan roman.
834olguculukAuguste Comte'un öğretisini yazına uygulayan akım.
835oluntuBir koşukta, bir öyküde asıl olaya karışan ikinci derecede olgu.
836oluruna tümsetişbk. tümsetiş 2.
837onarlıHer bağlamı on dizeli olan koşuk.
838operaXVIII. yüzyıldan bu yana, metni, orkestra eşliğindeki insan sesi ile yürütülen oyun.
839operetMüzikli güldürü.
840oranlamaBirbirleriyle ilgili sözcük ya da kavramların dizelerde toplanması sanatı: / Eder mi saz-ı sinem değme bir mızraptan feryat? (Ragıp Paşa) / Bülbüllerin ister seni ey gonca-dehen gel / Gül gittiğini anmayalım gülşene sen gel / Pa-mal-i şita olmadan iklim-i çemen gel / Ver hükmünü ey serv-i revan köhne baharın (Nedim)

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir