Türkçe Deyimler - XML


IDDeyimAnlamı
5851 isyanları oynamakisyan etmek.
5852 iş (birinde) bitmekişin bitmesi veya sorunun çözümü birine bağlı olmak.
5853 iş (birinden) bitmekişin sonuçlanması ondan beklenilmek.
5854 iş (birine) kalmakişin bitmesi için asıl gayret birine düşmek. Örn: “Aman hemşire hanım... Şimdi iş size kaldı. Siz inat edin. O, sizin ısrarınıza dayanamaz.” -R. N. Güntekin.
5855 iş açmakuğraştırıcı, gereksiz bir durumun ortaya çıkmasına sebep olmak.
5856 iş almakyapılması kesinleşen bir işi üstlenmek, taahhüt altına girmek. Örn: “İş alacağım diye, kafasını ve meslek görüşünü de satmamış bir kişilik.” -A. Boysan.
5857 iş ayağa düşmekiş, sorumsuz ve yetkisiz olanların elinde kalmak.
5858 iş başa düşmekkendi işini kendi görme zorunda kalmak.
5859 iş bırakmakçalışanlar toplu hâlde işlerini terk etmek, çalışmayı durdurmak.
5860 iş bilmekbecerikli olmak. Örn: “En zekileri, en iş bilenleri olan Osman her şeyi anladı.” -R. H. Karay.
5861 iş bitirmekbir işi iyi bir sonuca ulaştırmak.
5862 iş çevirmekgizli, dolambaçlı bir iş yapmak. Örn: “Öbürleri şüpheleniyorlar, bir iş çevirdi ama nasıl anlasak diye düşünüyorlardı.” -R. H. Karay.
5863 iş çığırından çıkmakamacından saparak düzeltilmesi güç bir durum almak.
5864 iş çıkarmak1) çok iş yapmak. Örn: “Yönettiği bütün toplantılarda, batılı bir metotla kısa zamanda verimli iş çıkarmakta üstüne yoktu.” -H. Taner. 2) gereksiz, uğraştırıcı bir işe yol açmak, sorunlara neden olmak.
5865 iş dayıya düştügayret dayıya düştü.
5866 iş değil1) bir şeyin çok kolay olduğunu belirten bir söz 2) kınama belirten bir söz. Örn: Bu senin yaptığın iş değil.
5867 iş edinmek1) bir şeyi görev, meslek olarak kabul etmek. Örn: “Yazar mutlaka bir diyeceği olan adam değil, yazmayı kendisine iş edinmiş adamdır.” -N. Ataç. 2) bir şeyi kendi uğraşı, sorunu durumuna getirmek.
5868 iş görmek1) iş yapmak. Örn: “Baş üstünde bir ana işlerinizi görür veya çocuklarımızı doğurur, besler ve büyütür.” -F. R. Atay. 2) iş yapmaya uygun olmak.
5869 iş göstermekyapması için birine iş vermek, iş buyurmak.
5870 iş inada binmek1) bir işi yapmakta direnmek 2) zıt görüş ve davranışta ısrar edilmek.
5871 iş işten geçmekbir işi gerçekleştirme imkânı kalmamış olmak. Örn: Gittiği yerlerde soğuk karşılanışını sonradan anlar ama iş işten geçmiş olur.
5872 iş karıştırmak1) fesat sokmak 2) zararlı bir iş yapmak.
5873 iş kiyeter ki. Örn: İş ki sınıfını geçsin.
5874 iş mi?yapılan bir şeyin beğenilmediğini, küçümsendiğini bildiren bir söz. Örn: “Hint postasını getirmek iş mi?” -M. Ş. Esendal.
5875 iş olayaptığı iş beğenilmediğinde “sanki iş görmüş gibi” anlamında kullanılan bir söz.
5876 iş olsun diyegereksiz bir hareketi belirtmek için kullanılır.
5877 iş sarpa sarmakiş, içinden çıkılması zor bir duruma girmek.
5878 iş tutmak1) iş yapmak, çalışmak. Örn: “Biraz çökmüşsün, iş tutuyor musun?” -F. R. Atay. 2) kaba cinsel ilişkide bulunmak.
5879 iş vermek1) birine yapacak iş göstermek 2) argo gönlü olduğunu gösterecek davranışlarda bulunmak, pas vermek.
5880 işaret vermekbir araç kullanarak bir şeyi belli etmek. Örn: “Başı ile evet işareti verdi.” -A. Gündüz.

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir