Türkçe Deyimler - XML


IDDeyimAnlamı
2821 cayırtı koparmakçok gürültü koparmak.
2822 cayırtı vermekgürültü ile gözdağı vermek.
2823 cayırtıyı basmakbirdenbire bağırıp çağırmaya başlamak.
2824 caz yapmak1) boşa konuşmak, gevezelik etmek 2) aykırı düşünceler ortaya atmak.
2825 ce demeye mi geldin? şaka “bu kadar az oturmaya mı geldin?” anlamında kullanılan bir söz.
2826 cebellezi etmekcebine indirmek. Örn: “Dalsın içeri de el âlemin kirazını, şeftalisini cebellezi mi etsin?” -N. Hikmet.
2827 cebi para görmekparası yokken para kazanmaya başlamak.
2828 cebine indirmek (atmak)hakkı olmadığı hâlde parayı kendine mal etmek.
2829 cebini doldurmakkarşılaştığı elverişli durumlardan yararlanarak bol para kazanmak. Örn: “Dünyayı bir tüketim çılgınlığına itip ceplerini doldurmuşlardı.” -H. Taner.
2830 cebir kullanmakbir işi yaptırmak için zora başvurmak.
2831 cefa çekmek (görmek)zulüm görmek. Örn: “Mektubumda yazmamış mıydım, senin yüzünden ne cefalar çektiğimi?” -O. C. Kaygılı.
2832 cefaya katlanmakzulme tahammül etmek. Örn: “Hediye istemezler, fazla kıskanmazlar, cefaya katlanırlar, can sıkmazlar.” -P. Safa.
2833 cehennem ol!“defol!” anlamında kullanılan bir söz.
2834 cehennem olup gitmekdefolmak. Örn: “Başımı örtünce cehennem olur giderim.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
2835 cehenneme çevirmekyaşanılmaz bir duruma getirmek. Örn: “Kafamın çatlaklığı yüzünden bir anda orasını zindana, cehenneme çevirdim.” -R. H. Karay.
2836 cehenneme kadar yolu var“defolsun, istediği yere kadar gitsin” anlamında kullanılan bir söz.
2837 cehennemi boylamaksevilmeyen bir kimse ölmek.
2838 cehennemin bucağı (dibi)çok uzak yer. Örn: “Var git de ne hâlin varsa gör! Cehennemin dibine kadar yolun var!” -N. Hikmet. “... inerseniz çok büyük sevaba girmiş olursunuz. Yoksa bilirsiniz ki ben, cehennemin bucağı olsa giderim...” -O. C. Kaygılı.
2839 cehennemin dibine gitmekkızılan bir kimse defolup gitmek.
2840 ceketini alıp çıkmak1) ilişkisini tamamen koparmak 2) hiçbir şey almadan birlikteliği bitirmek, ortaklıktan ayrılmak.
2841 cellat gibiacımasız.
2842 cemaate uymakiçinde bulunulan bir topluluğa uyarak davranmak.
2843 cemaatle namaz kılmakimama uyarak namaz kılmak.
2844 cemre düşmeksıcaklık yükselmek. Örn: Bugün cemre suya düştü.
2845 cenaze gibibenzi sararmış.
2846 cenazeyi kaldırmak1) ölüyü gömmek üzere götürmek 2) ölüyü gömmek 3) mec. ortada kalan bir işi bitirmek.
2847 cendereye sokmakmanevi baskı altına almak. Örn: “Böyle sabit bir görüş tarzı, fikir ve hayali bir cendereye sokmak demektir.” -N. Hikmet.
2848 cennet gibigüzel, bakımlı (yer). Örn: “Bu cennet gibi yerler gözümde zindan kesiliyor.” -Y. K. Karaosmanoğlu.
2849 cennete çevirmektemiz, bakımlı, güzel bir yer durumuna getirmek.
2850 cennete dönmekgüzel, rahat yaşanılır, bakımlı bir yer durumuna gelmek.

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir